Türkiye'nin Deprem Gerçeği: Zemin Etütleri Hayat Kurtarıyor
TMMOB Malatya Jeofizik Mühendisleri Odası İl Temsilciliği, Türkiye'nin deprem gerçeğine dikkat çekerek zemin etütlerinin bilimsel ve mevzuata uygun şekilde yapılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Malatya Detay: (HİM AJANS): TMMOB Malatya Jeofizik Mühendisleri Odası İl Temsilciliği, Türkiye'nin deprem gerçeğine dikkat çekerek zemin etütlerinin bilimsel ve mevzuata uygun şekilde yapılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Malatya İl Temsilcisi Abuzer Sarıtaş tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'de yaşanan büyük depremlerin ülkenin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini açıkça ortaya koyduğu belirtildi. Açıklamada; 17 Ağustos 1999 Marmara, 12 Kasım 1999 Düzce, 23 Ekim 2011 Van, 30 Ekim 2020 İzmir ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri başta olmak üzere birçok yıkıcı depremin, can ve mal kayıplarına yol açtığı hatırlatıldı.
Yaşanan acı tecrübelerin ardından depremleri anmanın, dersler çıkarmanın ve afetlere karşı hazırlıklı olmanın bir zorunluluk olduğuna dikkat çekilen açıklamada, dayanıklı kentler inşa etmenin bilim ve tekniğin rehberliğinde mümkün olacağı ifade edildi.
Zemin etütleri konusunda yetkili mühendislik disiplinlerinin, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği ile Türkiye Deprem Yönetmeliği'nde açıkça tanımlandığına vurgu yapılan açıklamada, basın yayın kuruluşlarının bu konuda yanlış anlaşılmalara yol açabilecek açıklamalardan kaçınması ve toplumun hassasiyetlerini dikkate alması gerektiği belirtildi. 1999 Gölcük Depremi'nden sonra Malatya'da da zemin etütlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığı, yetkili kişi ve kuruluşların yasa ve yönetmeliklerle belirlendiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, depremlerin engellenemeyen doğa olayları olduğu ancak alınacak tedbirlerle can ve mal kayıplarının en aza indirilebileceği ifade edilerek, deprem öncesinde dayanıklı yapıların inşa edilmesinin, deprem anı ve sonrasında doğru uygulamaların büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Jeofizik Mühendisliğinin önemli bir alt dalı olan sismolojinin, depremlerin oluşum mekanizmalarını inceleyerek doğanın daha iyi anlaşılmasını sağladığı belirtilirken, jeofizik mühendislerinin zemin parametrelerini hesaplayarak depreme dayanıklı yapıların tasarlanmasına önemli katkılar sunduğu ifade edildi. Jeofizik yöntemlerle yapılan çalışmaların hem mevcut yapıların zemin analizlerinde hem de yeni yerleşim alanlarının belirlenmesinde kritik rol oynadığına dikkat çekildi.
TMMOB Malatya Jeofizik Mühendisleri Odası İl Temsilciliği olarak amaçlarının, olası afetlerin etkilerini azaltmak, dayanıklı yapılaşmayı teşvik etmek, toplumda farkındalık oluşturmak ve kamu kurumlarıyla iş birliği içinde toplumu afetlere karşı hazırlıklı hale getirmek olduğu vurgulandı.