Malatya'da Esnaf Belirsizlik Yaşıyor: Gürsoy'dan Açıklama
CHP Battalgazi İlçe Başkanı Alper Gürsoy, Türkiye'de ekonomik sorunların yanı sıra adalet ve gelecek kaygısının da derinleştiğini belirterek gençlerin, emeklilerin ve kadınların yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Battalgazi İlçe Başkanı Alper Gürsoy, Türkiye’nin uzun süredir yalnızca ekonomik değil aynı zamanda gelecek ve adalet krizi yaşadığını belirterek çeşitli konularda değerlendirmelerde bulundu.
Toplumda giderek artan bir umut kaybı olduğunu ifade eden Gürsoy, gençlerin yurt dışında yaşam kurma isteğinin arttığını, emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığını ve kadın cinayetlerinin toplumda ciddi bir endişe oluşturduğunu söyledi.
“Gençler Geleceğini Yurt Dışında Arıyor”
Türkiye’de gençlerin gelecek kaygısının giderek büyüdüğünü dile getiren Gürsoy, eğitim sisteminin çağın gerekliliklerini karşılamakta yetersiz kaldığını savundu.
“Bir ülkenin en büyük gücü gençliğidir. Ancak bugün birçok genç kendi ülkesinde hayat kurmak yerine yurt dışında yaşamanın yollarını arıyor. Bu durum uzun süredir uygulanan yanlış politikaların sonucudur” diyen Gürsoy, özellikle teknoloji, yapay zekâ ve veri bilimi gibi alanlarda gençlerin yeterince desteklenmediğini ifade etti.
“Emekliler Hayatta Kalma Mücadelesi Veriyor”
Ekonomik krizin en fazla emeklileri etkilediğini belirten Gürsoy, emeklilerin yaşam koşullarının giderek ağırlaştığını söyledi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sık sık dile getirdiği “Emekliler artık geçinmek değil, hayatta kalmak için mücadele ediyor” sözlerini hatırlatan Gürsoy, deprem bölgelerinde yaşayan emeklilerin daha zor şartlarla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
Malatya’da kira, gıda ve sağlık giderlerinin emekliler için ciddi bir yük oluşturduğunu ifade eden Gürsoy, “Bir ülke emeklisine iyi bakamıyorsa aslında kendi geçmişine de yeterince sahip çıkmıyor demektir” dedi.
Kadın Cinayetleri Vurgusu
Türkiye’de artan kadın cinayetlerine de değinen Gürsoy, bu durumun yalnızca güvenlik meselesi olmadığını belirterek hukukun caydırıcılığı ve toplumsal bilinç konularına dikkat çekti.
Kadınların hayatın her alanında güçlü olmasının toplumun gelişimi için temel şart olduğunu söyleyen Gürsoy, devlet politikalarının da bu doğrultuda şekillenmesi gerektiğini ifade etti.
“Malatya’da Yeniden Yapılanma Sadece Konutlarla Sınırlı Kalmamalı”
6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarını da değerlendiren Gürsoy, konut yapımının önemli olduğunu ancak şehir planlamasının yalnızca konutlarla sınırlı olmaması gerektiğini söyledi.
İkizce, Çamurlu, Gelinciktepe ve Orduzu gibi bölgelerde yeni yerleşim alanlarının planlandığını belirten Gürsoy, ulaşım, ticaret alanları, sosyal yaşam ve altyapının da eş zamanlı planlanması gerektiğini ifade etti.
Esnaf Belirsizlik Yaşıyor
Malatya merkezde ticari hayatın henüz istenilen seviyede başlamadığını belirten Gürsoy, birçok esnafın belirsizlik içinde olduğunu söyledi.
Bazı dükkanların teslim edilmesine rağmen altyapı ve planlama eksiklikleri nedeniyle esnafın tam anlamıyla faaliyet gösteremediğini belirten Gürsoy, dükkan metrekarelerinin küçülmesi ve han tipi ticari alanların işleyişinin de tartışma konusu olduğunu dile getirdi.
“Yargının En Büyük Gücü Tarafsızlıktır”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmalar ve Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davalar üzerine yapılan tartışmalara da değinen Gürsoy, yargının tarafsızlığının önemine dikkat çekti.
Toplumun bir bölümünde yargının tarafsızlığı konusunda soru işaretleri bulunduğunu ifade eden Gürsoy, “Yargının en büyük gücü tarafsızlıktır. Eğer toplumun bir bölümü bile bu konuda şüphe duymaya başlarsa, bu yalnızca bir dava meselesi olmaktan çıkar, hukuk sisteminin güvenilirliği meselesine dönüşür” dedi.
“Türkiye’nin En Büyük Gücü İnsanlarıdır”
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin en büyük gücünün insanları olduğunu vurgulayan Gürsoy, gençlerin umutlu, emeklilerin huzurlu ve kadınların güvende olduğu bir Türkiye için güçlü bir hukuk sistemine ihtiyaç olduğunu belirtti.
Gürsoy, “Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey kavga değil; adalet, umut ve insanların geleceğe güvenle bakabildiği bir ortamdır. Bir ülkenin gerçek gücü saraylarda değil, halkın yüzündeki umutta saklıdır” ifadelerini kullandı.