Deprem Sonrasi Yeniden İnşasında Görünmeyen Engeller
6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, Malatya’yı hem fiziki hem de sosyal açıdan derinden sarstı. Depremin üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen kentteki imar ve yeniden yapılaşma faaliyetlerinin beklenen hızda ilerlememesi, kamuoyunda ciddi bir memnuniyetsizlik yaratmış durumda. Peki Malatya’da imar süreci neden bu denli yavaş ilerliyor? Bu sorunun yanıtı tek bir nedene değil; birbirini besleyen yapısal, idari ve toplumsal sorunlara dayanıyor.
1. Hasar Tespiti ve Hukuki Süreçlerin Uzaması
İmar sürecinin temelini oluşturan hasar tespit çalışmaları, Malatya’da uzun süre tartışmalı kaldı. Aynı yapı için farklı zamanlarda farklı hasar derecelerinin belirlenmesi, hem vatandaşın devlete olan güvenini zedeledi hem de süreci kilitledi.
Ağır hasarlı olduğu hâlde yıkımı geciken binalar, imar planlarının uygulanmasını zorlaştırırken; orta hasarlı yapılarla ilgili güçlendirme mi yoksa yıkım mı yapılacağına dair belirsizlikler, hukuki itirazları beraberinde getirdi. Açılan davalar ve yürütmeyi durdurma kararları, sahadaki fiili imar faaliyetlerini ciddi biçimde yavaşlattı.
2. Rezerv Alan Tartışmaları ve Mülkiyet Sorunları
Deprem sonrası ilan edilen rezerv yapı alanları, Malatya’da en çok tartışılan konulardan biri oldu. Özellikle kent merkezine yakın, ekonomik değeri yüksek bölgelerin rezerv alan ilan edilmesi, mülk sahipleri açısından büyük bir belirsizlik yarattı.
Kamulaştırma bedellerinin düşük bulunması, yerinde dönüşüm beklentilerinin karşılanmaması ve sürecin yeterince şeffaf yürütülmemesi; vatandaş ile idareyi karşı karşıya getirdi. Bu durum, hem toplumsal gerilimi artırdı hem de imar uygulamalarının fiilen başlamasını geciktirdi.
3. Planlama Eksikliği ve Kurumsal Koordinasyon Sorunu
Deprem sonrası hızlı hareket edilmesi gerekirken, Malatya’da bütüncül bir imar vizyonunun geç oluşturulduğu görülüyor. Geçici çözümler (konteyner kentler gibi) uzun süre kalıcı çözümlerin önüne geçti.
Merkezi idare, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumları arasındaki koordinasyon eksikliği; plan onay süreçlerini uzattı. Bir kurumun verdiği kararın başka bir kurum tarafından revize edilmesi, sahada ciddi zaman kayıplarına yol açtı.
4. Ekonomik Kısıtlar ve Müteahhitlik Sorunu
Yüksek enflasyon, artan inşaat maliyetleri ve iş gücü eksikliği, Malatya’daki imar sürecini doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Küçük ve orta ölçekli yerel müteahhitler, maliyet baskısı nedeniyle ihalelere girmekte isteksiz davranırken; büyük firmalar ise kâr marjı düşük görülen projelere mesafeli yaklaşıyor.
Bu durum, özellikle yerinde dönüşüm projelerinde ilerlemeyi neredeyse durma noktasına getirdi.
5. Sosyal Doku ve Güven Kaybı
İmar sadece beton ve demirden ibaret değildir. Malatya’da deprem sonrası yaşanan belirsizlikler, halkta ciddi bir gelecek kaygısı yarattı. Şehrin eski dokusunun korunup korunmayacağı, ticaretin nerede yeniden canlanacağı, mahalle kültürünün devam edip etmeyeceği gibi sorular hâlâ net yanıtlar bulmuş değil.
Bu güven kaybı, vatandaşın imar süreçlerine katılımını ve iş birliğini de zayıflatıyor.
Sonuç: Sorun Teknik Değil, Yapısal
Malatya’da imar faaliyetlerinin yavaş ilerlemesinin temel nedeni yalnızca teknik ya da maddi yetersizlikler değildir. Asıl sorun; planlama, şeffaflık, katılımcılık ve kurumsal uyum eksikliğidir.
Hızlı ama niteliksiz bir yeniden inşa yerine; adil, yerinde ve sürdürülebilir bir imar anlayışı benimsenmediği sürece, Malatya’da toparlanma süreci hem uzayacak hem de toplumsal yaralar derinleşecektir.
Yazarın Diğer Yazıları
Deprem Sonrasi Yeniden İnşasında Görünmeyen Engeller
30 Ocak 2026 01:102025 Yılında, Siyasal ve Ekonomik Panorama
29 Aralık 2025 00:52Türkiye İçinde Bulunduğu Ekonomik ve Siyasi Sıkıntılardan Nasıl Çıkar?
15 Aralık 2025 17:04YASAL ZULÜM 100 YILDIR ANAYASADAN ÇIKARTILMIYOR
29 Kasım 2025 19:11TÜRKİYE’Yİ BEKLEYEN SÜREÇ
23 Kasım 2025 21:39