M. Nurullah Varol

MUHALEFETİN ANLAMSIZ TARAVMASI

M. Nurullah Varol

MUHALEFETİN ANLAMSIZ TARAVMASI
Türkiye, 2026’ya yaklaşırken hem iç politikada hem de dış politikada yoğun ve çok katmanlı bir süreçten geçiyor. Ekonomide dengelenme çabaları, terörle mücadele, yeni anayasa tartışmaları ve küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler; siyasetin tonunu her zamankinden daha sert hâle getirmiş durumda. Bu atmosferde ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ise iddialı bir alternatif üretmek yerine, çoğu zaman reaksiyoner ve günübirlik siyaset yapmakla eleştiriliyor.
Muhalefet mi, Karşıtlık mı?
CHP’nin son dönemdeki siyasi çizgisine bakıldığında, yapıcı muhalefetten çok “iktidar ne diyorsa tersini söyleme” refleksi öne çıkıyor. Oysa Türkiye gibi hem ekonomik hem güvenlik başlıklarında hassas bir süreçten geçen bir ülkede, ana muhalefetin sorumluluğu yalnızca eleştirmek değil; somut ve uygulanabilir politikalar ortaya koymaktır.
Ekonomi alanında yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve gelir dağılımı adaletsizliği üzerinden sert eleştiriler yönelten CHP, kendi ekonomik vizyonunu toplumun geniş kesimlerine yeterince anlatabilmiş değil. Slogan düzeyinde kalan vaatler, detaylandırılmadığında güven inşa etmiyor. Seçmen artık yalnızca “eleştiren” değil, kriz anında direksiyona geçebilecek kadroları görmek istiyor.
Parti İçi Çalkantılar ve Liderlik Sorunu
CHP’nin kronikleşmiş bir başka sorunu ise iç çekişmeler. Parti içi hizipler, değişim tartışmaları ve yerel–genel merkez gerilimleri, kamuoyuna sürekli bir istikrarsızlık görüntüsü veriyor. Türkiye’nin en köklü partilerinden biri olan CHP’nin, kendi içinde birlik ve net bir rota ortaya koyamaması; seçmende “ülkeyi nasıl yönetecek?” sorusunu güçlendiriyor.
Siyasi partilerde fikir ayrılıkları doğaldır; ancak bu ayrılıkların kamuoyu önünde sert ve kontrolsüz biçimde yaşanması, kurumsal ciddiyeti zedeler. CHP, enerjisini iktidara alternatif üretmeye değil de iç hesaplaşmalara harcadığı sürece, geniş kitlelere güven vermekte zorlanacaktır.
Milli Meselelerde Tutarsızlık Eleştirisi
Dış politika ve güvenlik konularında da CHP’ye yöneltilen önemli bir eleştiri var: Tutarsızlık. Türkiye’nin terörle mücadele operasyonları, sınır ötesi hamleleri ve bölgesel güç dengeleri konusunda zaman zaman net bir pozisyon alınamaması; partiye “milli meselelerde çekimser kalma” eleştirisini getiriyor.
Ana muhalefet olmak; dış politikada hükümetle birebir aynı çizgide olmak anlamına gelmez. Ancak ulusal güvenlik başlıklarında net, kararlı ve devlet ciddiyetine uygun bir duruş sergilemek de muhalefetin sorumluluğudur. CHP’nin bu alanlarda zaman zaman çelişkili açıklamalar yapması, siyasi rakipleri tarafından “devlet refleksinden uzak” olmakla suçlanmasına yol açıyor.
Toplumsal Temsil Sorunu
CHP’nin uzun yıllardır aşmakta zorlandığı bir başka mesele de sosyolojik sınırları. Parti, belirli bir seçmen kitlesinde güçlü olsa da Anadolu’nun muhafazakâr, milliyetçi ve daha geleneksel kesimlerine ulaşmakta hâlâ ciddi sıkıntılar yaşıyor. Türkiye’nin çoğulcu yapısını kapsayacak yeni bir dil üretilemediği sürece, yüzde 50+1 gerektiren bir sistemde iktidar alternatifi olmak oldukça güç görünüyor.
Sert söylemler, kutuplaşmayı derinleştirirken oy oranını artırmayabilir. Türkiye’de seçmen davranışı artık daha pragmatik ve sonuç odaklı. Kim daha güven verir, kim kriz yönetebilir, kim istikrar sağlayabilir soruları ön plana çıkıyor.
Eleştiri Yetmez, Alternatif Şart
Demokrasilerde güçlü bir muhalefet hayati öneme sahiptir. Ancak güçlü muhalefet; yüksek sesle konuşan değil, güçlü kadrolar, net program ve tutarlı duruş ortaya koyan muhalefettir. CHP’nin bugün karşı karşıya olduğu temel sorun, “iktidarı eleştirme” ile “iktidara hazır olma” arasındaki farkı henüz tam anlamıyla kapatamamış olmasıdır.
Eğer CHP, Türkiye’nin ekonomik dönüşümüne, güvenlik hassasiyetlerine ve toplumsal dinamiklerine uygun kapsamlı bir vizyon ortaya koyamazsa; siyasi gündemde yer alsa da iktidar alternatifi olma iddiasını zayıflatmaya devam edecektir.
Sonuç olarak; Türkiye’nin ihtiyacı yalnızca sert muhalefet değil, nitelikli ve inandırıcı bir alternatiftir. CHP’nin önündeki asıl sınav da tam olarak budur.
Selam, muhabbet ve dain dua ile...

Yazarın Diğer Yazıları