BU SALDIRI KİMİN ESERİ, BU SORUMLULUK KİMİN?
Meral ASLAN
BU SALDIRI KİMİN ESERİ, BU SORUMLULUK KİMİN?
Bu hafta köşe yazımda ne yazacağımı düşünürken, hepimizi derinden sarsan olayların ardından kalemimi bu acıya yöneltmek istedim.
Zihnimde, vicdan sahibi ve yüreği acıyan herkesin aklından geçen o ortak sorular yankılandı:
Bu çocuklar neden bu hale geldi? Biz toplum olarak nerede hata yaptık?
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan menfur saldırılar, yalnızca birer haber değil; toplumun ruhunda açılan derin yaralardır. Bu sorulardan kaçamayız. Çünkü yüzleşmediğimiz her gerçek, büyüyerek yeniden karşımıza çıkar.
Eğitim kurumlarına yönelik gerçekleştirilen bu saldırılar hepimizi yasa boğmuştur. Bu vesileyle vefat eden Ayla öğretmenimize ve aramızdan koparılan yavrularımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır diliyorum. Eğitim camiamızın başı sağ olsun. Bu acı, hepimizin ortak acısıdır.
Bilimsel gerçekler bize açıkça şunu göstermektedir:
Şiddet ani değildir; birikimin sonucudur.
İhmal, değersizlik hissi, duygusal yoksunluk ve yanlış öğrenilmiş davranışlar zamanla şiddeti besler.
Çocukluk dönemi, beyin gelişimi açısından kritik bir süreçtir. Bu dönemde yaşanan ihmal, yalnızlık ve kontrolsüz ekran maruziyeti; dürtü kontrolü, empati ve duygu yönetimi üzerinde kalıcı izler bırakabilir. Bu nedenle mesele yalnızca bir “davranış sorunu” değil; biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutları olan bütüncül bir gelişim meselesidir.
Peki, ne yapmalıyız?
Aileyi yeniden merkeze almalıyız. Çocuklarımızla güçlü bağlar kurmalı, onları gerçekten dinlemeli ve yalnız bırakmamalıyız.
Çocukları ekranlara teslim etmemeli; dijital dünyayı bilinçli ve dengeli kullanmayı öğretmeliyiz.
Değerler eğitimini ihmal etmemeli; merhamet, saygı ve empatiyi küçük yaşlarda kazandırmalıyız.
Okullarda psikososyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli, risk altındaki çocuklar erken dönemde tespit edilerek desteklenmelidir.
Eğitim kurumlarında güvenlik artırılmalı; şiddet eğilimi gösteren öğrenciler erken fark edilerek aile-okul iş birliğiyle yeniden topluma kazandırılmalıdır.
Ve en önemlisi…
Bu saldırının sorumluluğu yalnızca bir kişiye ait değildir. Görmezden gelen, ihmal eden ve geç kalan herkes bu sorumluluğun bir parçasıdır.
Unutmamalıyız ki eğitim; şiddetin değil, insanlığın yeşerdiği yerdir.
Bizler, çocuklarımıza korkunun değil, umudun hâkim olduğu bir dünya bırakmak zorundayız.
Asıl soru şu: Biz bu acı olaydan ders alacak mıyız?
Sağlıcakla kalın..
Aile Danışmanı, Sağlık Koçu, Araştırmacı-Yazar
Uzm. Biyolog Meral Aslan