PAYLAŞMAK İYİLEŞTİRİR.
Meral ASLAN
PAYLAŞMAK İYİLEŞTİRİR
Deprem şehitlerinin anısına...
Deprem sadece binaları yıkmaz.
İnsanın içindeki güven duygusunu, birliktelik hissini ve hayata tutunma zeminini de sarsar.
6 Şubat’ta bunu hep birlikte yaşadık.
O gün depremden sağ çıkanlar, çoğu zaman uzanan bir el sayesinde hayatta kaldı.
Bir lokma paylaşıldığında umut yeniden yeşerdi.
Bir battaniye verildiğinde yalnızca bedenler değil, kalpler de ısındı.
Aslında deprem bize kadim bir gerçeği bir kez daha hatırlattı:
İnsan, paylaşarak iyileşir.
Paylaşmak ve Yardımlaşmak Sadece Vicdan Değil, Biyolojidir
Paylaşmayı çoğu zaman yalnızca ahlaki bir erdem olarak görürüz.
Oysa bilim, bunun çok daha derin bir karşılığı olduğunu söylüyor.
Birine yardım ettiğimizde beynimizde oksitosin, dopamin ve serotonin gibi mutluluk hormonları salgılanır.
Bu hormonlar güven duygusunu artırır, stresi azaltır, kalp ritmini dengeler.
Aynı anda kortizol seviyesi düşer, bağışıklık sistemi güçlenir.
Yani paylaşmak sadece “iyi hissetmek” değildir;
bedeni gerçekten iyileştiren biyolojik bir süreçtir.
Deprem sonrası gönüllü olanların, yardım taşıyanların, bir işe yaradığını hissedenlerin daha dirençli kalabildiğini gördük.
Çünkü beden, “bir anlamım var” mesajını aldığında hayatta kalma modundan çıkmaya başlar.
Yalnızlık En Sessiz Afettir
Depremden sonra en derin yaralardan biri yalnızlıktı.
Bir haber alamamak…
Bir ses duyamamak…
Birinin “buradayım” dememesi…
Bilimsel olarak yalnızlık; kalp hastalıkları, depresyon ve bağışıklık zayıflığıyla doğrudan ilişkilidir.
Paylaşmak ise bunun en güçlü panzehiridir.
Bir çorba.
Bir mesaj.
Bir omuz…
Küçük gibi görünür ama sinir sistemi için hayati anlam taşır.
Paylaşan Toplumlar Daha Dayanıklıdır
Deprem bize şunu çok net gösterdi:
Paylaşmanın olduğu yerde panik azalır.
Dayanışmanın olduğu yerde travma daha hızlı onarılır.
Çünkü insan, acıyı tek başına taşımak için yaratılmamıştır.
Depremi bizzat yaşayan şahitlerden biri olarak, bu zor günlerde devletimizin gücünü; halkımızın ise ne kadar sahiplenici ve kenetlenmiş olduğunu bir kez daha derinden yaşadık.
Türkiye olarak gerçekten güçlü bir milletiz.
Tüm vatan tek yürek oldu; deprem bölgesine umutla, dua ile, emekle kenetlendi.
Bugün Ne Yapabiliriz?
Deprem bitti sanıyoruz; ancak depremi yaşayanlar için etkisi hâlâ sürüyor.
Ruhlarında, hafızalarında, uykularında…
Hâlâ enkaz altında kalan duygular var.
Bu yüzden onları anlamalı, acılarını paylaşmayı unutmamalıyız.
Paylaşmak için büyük şeyler yapmamız gerekmiyor:
Bir selam.
Bir dinleme.
Bir hatırlama.
Bir “yalnız değilsin” cümlesi…
Bunların her biri hem toplumu hem de insan bedenini iyileştirir.
Deprem bize şunu öğretti:
Paylaşmak bir lüks değil, hayatta kalma refleksidir.
Ve bazen en büyük yardım,
bir insanın yükünü biraz olsun hafifletebilmektir.
Bu yazı vesilesiyle,
6 Şubat depreminde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet,
yakınlarını kaybeden ailelere bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyorum.
Deprem bize bir kez daha gösterdi ki;
en büyük varlık sağlıktır,
hayatta kalanların tutunduğu en güçlü dayanak ise paylaşmaktır.
Sağlıcakla kalın.
Uzm. Biyolog Meral Aslan
Sağlık Koçu, Fitoterapist, Araştırmacı -Yazar