TOPRAKTAN GELDİK AMA TOPRAKTAN KOPTUK
Meral ASLAN
TOPRAKTAN GELDİK AMA TOPRAKTAN KOPTUK:
Hücrelerimizi Destekleyen "Yalın Ayak Bilimi"
Eskiden insanlar toprağa daha yakındı. Çocuklar çimenlerde koşar, bahçelerde çalışılır, insanlar günün büyük kısmını doğanın içinde geçirirdi. Bugün ise betonların üzerinde, kalın ayakkabıların içinde, kapalı mekânlarda yaşıyoruz.
Belki de farkında olmadan sadece doğadan değil, kendimizden de uzaklaşıyoruz.
Son yıllarda bilim dünyasında dikkat çeken konulardan biri de "grounding" ya da halk arasında daha çok bilinen adıyla "yalın ayak bilimi"…
Araştırmacılar, toprağa çıplak ayakla temas etmenin; stres, uyku kalitesi ve vücuttaki bazı iltihaplanma süreçleri üzerinde olumlu etkileri olup olmadığını inceliyorlar. Her ne kadar bu alandaki çalışmalar henüz gelişmekte olsa da, elde edilen sonuçlar doğayla bağ kurmanın insan sağlığı açısından önemini ortaya koyuyor.
2024 yılında yayımlanan çalışmalar, doğayla daha fazla vakit geçiren insanların kendilerini daha iyi hissettiklerini, stres ve kaygı düzeylerinin daha düşük olduğunu gösteriyor. Sadece 20-30 dakikalık bir doğa yürüyüşünün bile beden ve ruh üzerinde olumlu etkileri olabileceği bildiriliyor.
İnsan bedeni, yaratılışı gereği doğayla uyum içinde yaşamaya programlanmıştır.
Ne kadar sağlıklı beslenirsek beslenelim, ne kadar faydalı bitkilerden yararlanırsak yararlanalım; eğer sürekli stres altında, hareketsiz ve doğadan kopuk bir hayat sürüyorsak gerçek anlamda iyilik hâline ulaşmamız zorlaşıyor.
Aslında yediğimiz sebzeler, meyveler ve şifalı bitkiler bile toprağın bize hediyesidir.
Belki de bedenimizin özlediği şeylerden biri, zaman zaman yeniden toprağa dokunmaktır.
Bir ağacın gölgesinde oturmak…
Çimlerde yürümek…
Bahçeyle uğraşmak…
Ve fırsat buldukça birkaç dakika yalın ayak toprağa basmak…
Belki kulağa basit geliyor.
Ama bazen en büyük iyilikler, en doğal olanlarda saklıdır.
Bu hafta sonu kendinize küçük bir iyilik yapın.
Ayakkabılarınızı çıkarın…
Bir ağacın gölgesine oturun…
Çimlere ya da toprağa birkaç dakika yalın ayak basın…
Belki de bedeninizin ve ruhunuzun uzun zamandır özlediği şey tam da budur.
Çünkü insan, doğayı sadece seyretmek için değil; onunla birlikte yaşamak için yaratılmıştır.
Unutmayalım…
Topraktan geldik…
Toprağın bereketiyle büyüyoruz…
Ve sonunda yine toprağa döneceğiz.
Belki de unuttuğumuz şey, toprağın dilini yeniden hatırlamaktır.
Belki de "yalın ayak bilimi" bize, modern hayatın içinde kaybettiğimiz kadim bağı yeniden hatırlatıyordur…
Sağlıcakla ve doğanın şifasıyla kalın…
Sağlık Koçu • Fitoterapist • Araştırmacı-Yazar
Uzm. Biyolog Meral Aslan