YAZ SICAKLARININ SESSİZ TEHLİKESİ: SUSUZLUK
Meral ASLAN
YAZ SICAKLARININ SESSİZ TEHLİKESİ: SUSUZLUK!
Yaz mevsimi denildiğinde aklımıza tatil, güneş ve uzun günler gelir. Ancak sıcak havalar beraberinde çoğu zaman fark edilmeyen önemli bir sağlık sorununu da getirir: Susuzluk.
Birçok kişi ancak susayınca su içer. Oysa susama hissi ortaya çıktığında vücudumuz çoktan su kaybetmeye başlamıştır. Yani susamak, su içmek için beklenmesi gereken bir işaret değil, gecikmiş bir uyarıdır.
İnsan vücudunun yaklaşık yüzde 60'ı sudan oluşur. Hücrelerimizin çalışması, kan dolaşımı, vücut ısısının dengelenmesi, böbreklerimizin görevini yapabilmesi ve beynimizin sağlıklı çalışması için su hayati öneme sahiptir.
Yaz aylarında terlemeyle birlikte yalnızca su değil; sodyum, potasyum ve magnezyum gibi önemli mineraller de kaybedilir. Bu nedenle sıcak havalarda hem sıvı hem de elektrolit dengesi korunmalıdır.
Peki susuz kaldığımızda ne olur?
İlk belirtiler baş ağrısı, halsizlik, dikkat dağınıklığı ve yorgunluktur. Sıvı kaybı arttıkça tansiyon düşebilir, kas krampları görülebilir, kalp daha hızlı atabilir ve böbrekler zorlanabilir. Yaşlılar, çocuklar, hamileler, emziren anneler, açık havada çalışanlar, spor yapanlar ile diyabet ve böbrek hastaları sıcak havalarda daha fazla risk altındadır.
Yazın yapılan en büyük hatalardan biri de çay, kahve ve gazlı içecekleri suyun yerine koymaktır. Bu içecekler suyun yerini tam olarak tutmaz. Özellikle şekerli içecekler susuzluğu gidermediği gibi gereksiz kalori alımına da neden olur.
Peki ne kadar su içmeliyiz?
Tek bir miktar herkes için uygun değildir. Yaş, kilo, fiziksel aktivite ve hava sıcaklığı su ihtiyacını değiştirir. Sağlıklı yetişkinler için pratik hesaplama kilogram başına günde yaklaşık 30 mL (0,03 litre) su tüketmektir. Buna göre 70 kilogram ağırlığındaki bir kişinin günlük temel su ihtiyacı yaklaşık 2,1 litredir. Yaz aylarında artan terleme nedeniyle bu miktar biraz daha artırılabilir. İdrarın açık saman sarısı renkte olması ise yeterli sıvı alımının pratik bir göstergesidir.
Aşırı terleyen kişiler yalnızca su değil, kaybedilen mineralleri de yerine koymalıdır. Ayran, kefir, taze sebze ve meyveler bu konuda destek sağlar. Ayrıca sağlık açısından engeli olmayan bireylerde yaz aylarında günde bir şişe sade maden suyu, elektrolit dengesinin korunmasına katkı sağlayabilir. Ancak hipertansiyon, böbrek hastalığı veya sodyum kısıtlaması gereken kişiler maden suyunu doktor önerisiyle tüketmelidir.
Unutmayalım ki sağlıklı yaşam büyük değişimlerle değil, küçük ama doğru alışkanlıklarla başlar. Yanımızda bir su şişesi taşımak, her öğünden önce bir bardak su içmek ve çocuklarımıza su içme alışkanlığı kazandırmak yazın yapılabilecek en değerli sağlık yatırımlarındandır.
Kendinize bugün şu soruyu sorun:
"Bugün gerçekten susadığım için mi su içtim, yoksa hücrelerimin ihtiyacını düşünerek mi?"
Çünkü bazen bir bardak su; sadece susuzluğumuzu değil, baş ağrımızı, yorgunluğumuzu ve halsizliğimizi de hafifletebilir.
Su içmeyi ihmal etmeyin; çünkü sağlıklı bir yazın ilk şartı, susamayı beklemeden su içmektir.
Sağlıcakla kalın...
Sağlık Koçu • Fitoterapist • Araştırmacı-Yazar • Uzm. Biyolog Meral Aslan