Yasin Övüt

Cebimizdeki Hırsız: Sosyal Medya ve Kaybolan Hayat!

Yasin Övüt

Cebimizdeki Hırsız: Sosyal Medya ve Kaybolan Hayat!

Sosyal medyayı telefonumdan tamamen kaldırdığımda ilk birkaç gün oldukça zor geçti. Sabah gözümü açar açmaz elim alışkanlıkla telefona gidiyordu. Ana ekrana bakıyor, sonra ne yapacağımı bilemiyordum. Çünkü zihnim yıllardır boş kaldığı her anı ekranla doldurmaya alışmıştı.
Fakat birkaç gün sonra farklı bir şey olmaya başladı. Sabahları telefona uzanmıyor, hazırlanıp doğrudan işlerime yöneliyordum. Gün içerisinde fark etmeden kaybettiğim zamanlar ortadan kalkmıştı. Bir bildirim bahanesiyle açılan telefonun beni kırk beş dakika boyunca ekranın içinde tutmadığını görmek şaşırtıcıydı. Günlük hayatıma en az üç saat geri dönmüştü.
Bu değişimin en belirgin etkilerinden biri kitaplarla yeniden buluşmak oldu. Gece yatağa girdiğimde önümde sonsuz içerik akışı yoktu. Birkaç sayfa kitap okuyor, uykum geldiğinde kitabı kapatıp uyuyordum. Eskiden ise uzun süre kısa videolar izliyor, beynim hâlâ hareketli olduğu için uykuya dalmakta zorlanıyordum. Şimdi ise alarm çalmadan uyanıyor, güne daha dinç başlıyorum.
Elbette sosyal medyayı tamamen bırakmak herkes için kolay değildir. Yıllar boyunca oluşturulan alışkanlıklar birkaç günde ortadan kalkmaz. Ancak hayatında bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseden birçok insanın önce cebindeki ekrana bakması gerekir. Çünkü çoğu zaman sorun zamanın azlığı değil, dikkatin parçalanmış olmasıdır.
Bu yüzden herkese aynı şeyi öneriyorum: Bir hafta deneyin. Sadece bir hafta. Uygulamaları silin ve geri dönmeyin. Bir haftanın sonunda kaçırdığınız şeylere değil, kazandığınız şeylere bakın. Daha fazla zaman, daha sakin bir zihin, daha kaliteli bir uyku ve daha yüksek bir enerji...
Muhtemelen o bir hafta boyunca kaçırdığınız hiçbir içerik hayatınızı değiştirmeyecektir. Fakat kazandığınız zihinsel berraklık hayatınızı değiştirebilir.
Beyniniz sürekli ekranın verdiği hızlı hazza alışmaktan kurtulmaya başladığında, hayatın normal şeyleri yeniden tat vermeye başlar. Sabah uyanmak, kitap okumak, çalışmak, yürüyüş yapmak ve dostlarla sohbet etmek yeniden keyifli hale gelir. Çünkü insanın tabiatı sürekli tüketmeye değil, yaşayarak anlam bulmaya uygundur.
Sosyal medya çoğu zaman yalnızca zamanımızı çalmaz. Asıl çaldığı şey, hayatın doğal güzelliklerinden aldığımız zevktir. O zevki geri kazanmak ise sanıldığından çok daha yakındır. Bazen bunun için yapılması gereken tek şey, ekrana uzanan eli bir süreliğine geri çekmektir.

Yorumlar 1
Yasin 24 Haziran 2026 20:41

????????

Yazarın Diğer Yazıları